Cumartesi akşam trafiğe girdik: herkes Ankara’dan kaçıyor mu? Yol boyunca 6 sene önce gelen Dilara’ya Ali, İnci’yle ben anlattık Güneşköy’ü. Dilara’nın yazısını için tıklayın – aynı 20 saatı farklı pencereden nasıl ya?
Edige’de Sıdıka ve Yüksel renkli evlerinde. Ev sahibi renk belirledi. Bir sefer jandarma geldi, neden böyle renk seçtiniz? Dönüşte onlara sebze bıraktım.
Havalar nasıl anormal, sanki İskoça’ya düşmüşüz – her gün yağmur, bazen çok fazla ve şiddetli. Günlerce yağmur yağınca toprak suyla doymuşken sonraki yağan sular üstten kayarken toprak, ince çakıl, taş, koya kaya bile hareket
Ortak dilimiz pek yoktu: yine de anlaşabildik (İngilzce, Türkçe, Yunanca, Almanca, …) Yunancıdan kaç kelime biliriz: Bacanak, Bamya, Laxana (lahana), Marul, Maydanos, Panayır, Prasa. Ddemet” kelimesi paket anlamlı “Dema”dan geliyormuş.
5 karadut fidesiyle 4 kişi yola çıktık. Evren sürpriz yaptı, Nurhayat’la gelince.
111.ci blogum özeldir: ilk defa bu kadar üye serada kaldı. 7 Güneşköy üyeli grubumuz dün akşam seranın mutfağında yemek yiyip eğlendik. Soba yanarken dışarıda yoğun yağışı toprağı suyla doyuruyordu.
2015 yılında ilk ziyaretim unutmam kolay kolay. ODTÜ’den bir Ringle 32 kişi yola çıktık. Yep yeni bir grup, ODTÜ Bostan, Güneşköy’ü group tohum da almak istediler. Her bölüm ve her sınıftan zengin bir grup.
Yılın son pazarı Oktay’la gittik. Başkalar gelecekti ama dünkü yoğun yağmurlardan iptal etti…
Akyurt’tan Güneşköy’e ziyaret etmek isteyen 22 kişilik bir grubu Evren ile götürdük.
Bugün yanımda gelen Suriye’li ilk defa araziye gelen, ilk defa çilek (ki kocaman ve çok lezzetli) topladı – göz farkedene kadar kaçı kaçırdı, ilk defa bir seraya girdi, ve başka ilklere de vesile oldum.