Mart ayın son haftasonu birlikte geçirdik. Seranın önünde 7 çadır kalan 25 kişinin yarısı barındı. Akşam yemekleri ayrı gruplarda paylaşıldı: içerde, dışarda, mangalda, ateş etrafında.
2013 yılbaşında başlanya bir fikir. Kalkınma Ajans’ın çağrısına acaba proje sunsak? “Tek yapamam” cevaplara karşı ekip oluşturduk.
Çidem Mahallesi Derneğinden bir midibüs dolu çeşit çeşit hevesli kişi Güneşköy’e geldi: yolda bir çok kişiyle tanışabildik.
Özel bir ziyaret: Dün akşam Theresa ve Koray’ın düğünüydu. Avusturya’dan gelen annesi, babası ve kızkardeşi Ankara’dayken Güneşköy’ü görmek istediler.
Ramazan’ın son iftarında 4 arkadaşla araziye vardık. Umut’un ilklerinden biri: ilk Güneşköy ziyareti, ilk adaçayı (bahçemizden, ve deretohumu, üzerlik, vs başka çay da olurdu) …
Hindistan (Dharwad’ta 21 derece, %93 nem)’dan döndükten 2 gün sonra Ramazan’ın 2.günü öğleden sonra 36 derece...
Bugün Çocuk ve Doğa’nın etkinliği Güneşköy’deydi. Kaç kişi saymadım; midibüs doluydu. Çocuklar her yaştan, güzel bir kalabalıktı. Bir sürü yeni arkadaşla tanıştık.
Çetin’le yola çıktık; Elmadağ’da kepçeciyi alıp Kuşcuali’ye kadar giderken Balaban Vadisi’nde ne kadar girişim olduğunu öğrendik: koyun besi çiftliği, damız tavuk fabrikası, villalar, vs…
Doğa ne diyor? Biz neler demeye çalışıyoruz? Kalabalıkta zor duyulur bazen...
Dağlar kar lekeli; havalar sıcak. Kulübe yanında meltem esiyorsa GüneşTepe’den uçurtma uçma kadar rüzgar var: toprağın yüzeyi ondan kuru. Balaban Deresi hala delta kadar geniş, tarlalarda kollar kazmakta……..