Kasım 2011’in son Pazar günü. Ben 17 gün İngiltere’deyken, Güneşköy’de neler oldu?
Çekirgeler şaşkın: soğuk güneşsiz havada yavaşladı, ama Miko’dan kaçmak için 10m uçan oldu. Kanat rengi kızgın yaz aylarda görünmeme amaçlı bej-kahverengi ise, gövdesi yemyeşil olan var…
“Sadece bir saat…” Güneşköy’de kalacaktık: birimis hala hasta diğeri grip önce kırıklı.
Ömür’le giden Ali İnci Theresa’yla ben Ramazan’ın düğünü için süslenmişiz; yanımızda ameliyat sonrası “Yine veterinere götürmesinler!
5 üye (Ali, Atila, Evren, Claire, Yavuz), eş-arkadaşla ve Mimarlar Odası’ndan gelen 12-14 kişi.
Erken gelirken ’25 saat’ten kül sıparışı verdim. Vardığımdam Ömür (geçe kalmıştı) estetik tırpanla kurumuş uzun otları kesiyordu.
Bugün’ün ana hedefimiz Mandala’yı toparlamak. Mandala = 2007’de inşa ettiğimiz saman balyalı bina 4 yıldır ilk amaçtan kaydı…
3 hafta aradan sonra 24 saatlık için Devney ile geldik; 2009ida gelmişti Güneşköy’e. İkimiz Ramazan Bayramı Ankara’da geçtikten sonra doğaya ihtiyacımız vardı.
Perşembe akşam Ankara’da ağır yağmur ve dolu olmuşken Balaban Vadisinde yağmur toprağı ıslattı. Balaban yine güzel akıyor; bazı tarla yine sel olmuş. Hava hala bulutlu, ısı 14 derece düşmüş
Ramazan’ın ilk Pazar günü Tübitak Bilim ve Teknik’te Güneş Serasından haber okuyan Serdar’la erken yola çıktık. Araziye giremedik: artık kapımız var!