Eksikliklerimizle bir bütün olmak - Cenk

Eksikliklerimizle bir bütün olmak - Cenk
11/08/2020

(Çok değerli Siro ile doğada uzay davulu çalarken)

Eksikliklerini kavrayıp kucaklayabilmek en az güçlü yönlerini kavrayabilmek ve onları ön plana koymak kadar önemli, hatta belki daha da önemli sayılabilir. Yani eksiklikler esasen bence bir insanı daha az iyi ya da daha az kalifiye yapan şeyler olmak zorunda değiller. Bence aksine kendi limitlerini, kapasiteni bilmek ve ona göre davranmak; bu eksikliklerin yüzünden kendini yargılamayıp kendini kucaklamak çok çok önemli. Mesela düşününce güçlü yönlerimizle birlikte yaşayabilmek pek kolay, çocuk oyuncağı diyebilirim hatta. Ama bir an gelir de bir eksikliğimiz hayat tarafından yüzümüze çarpılırsa yıkılır yerle bir oluruz gibi bir genel geçer durum var. Zayıflıklarımızla yaşabilmek, onları hakkıyla kavrayabilmek, nedenlerine bakıp “hah, işte tam da bu yüzden ben burda eksiğim” diyebilmek ama demekle kalmayıp kendimizde suç bulmadan, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek ziyadesiyle zor efendiler. Yani yoksa neden insanlar sürekli çocukluk travmalarıyla uğraşıp dursun, sosyal ilişkiler silsilesinde koştururken bir aksadılar diye yerle bir olmuşcasına düşüp bir daha kalkamayacağını düşünsün? Zor efendiler zor, insanın kendine kendisi olabilme hediyesini verecek kadar cömert olması çok zor. Bütün sosyal gelişimimiz aksine kuruluyken, her yıl okula gidip iyi notlar almaya zorunluyken, kötü not alındığında ayıplanıyorken, herhangi bir hatanı bulunca insanlar durumu olduğundan daha da kötü bir duruma getirmeye çalışıyorken “ ulan ben buyum, ben eksiğim ama eksikliklerimle bir bütün olabilirim” demek çok zor.

(Sevilla Modern Sanat Feminism Galerisi)

Şayet gelmişse böyle diyebilme kuvveti bir anlık, peşinden koşmamak için hiçbir sebep yok efendiler, hem de hiç yok! Depresyonlar, travmalar, aşk acıları, hayat mücadelesi derken bir yumruk daha yiyip yere yığılıp kalmaktan bıktıysak, kuvvetsizmiş gibi hissedip bir şeyler değiştiremeyeceğimize bizi inandırmaya çalışan insanlara da “hoşçakal” deyip kendimizi kucaklamak istiyorsak şayet, işte o anda bu hissiyatı takip edin. Sizi çok güzel ( ama zorlu elbette ) bir yolculuğa, kendinize doğru olan bir yolculuğa çıkaracağının garantisini verebilirim kesinlikle. Biliyorum çünkü şu dünyada hiçbir yer kokuşmuş beklentiler havuzundan daha rahatsız edici olamaz zannımca ve ben de o kokuyu onlarca defa iliklerimde hissedenlerdenim herkes gibi ama belki de tek farkım, eğer varsa, bu kokudan rahatsız olup değiştirmek için bir şeyler yapabilme kuvvetimden kaynaklıdır. Bir kere bu farkındalığa sahip olunca insan bu iş oda parfümü sıkmak kadar kolay olmaya başlar. Bazen yanlış oda parfümleri seçebiliriz, sırf markette daha ucuz olduğu için satin aldığımız gayet kalitesiz ve asla tatmin etmeyen ya da kalıcı bir şekilde bu kokuyu gidermeyen, sadece kokuyu “saklayan” bir parfum de olabilir ama zaten yanıla yanıla geliştirebildiğimiz bir beyin kası bu bence. O yüzden korkmayalım, kokudan rahatsız olduğumuzu fark ettiğimizde hemen markete koşup bu kokuyu değiştirebilmek ve temiz ve tatlı bir koku ciğerlerimize doldurabilmek için uğraşıp savaşalım. Eğer süreçte ciğerlerimize doldurduğumuz havayla “ÖZGÜRÜM” diye haykırabileceksek sanıyorum ki bütün o emeğe değecektir, vesselam.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et