Dev Pastası

Dev Pastası
09/08/2019

Merhaba sevgili insanlar,

Epey oldu yazmayalı, bu süreçte pek çok şey yaşandı elbet, bazı bazı yoğun bazı bazı sakin günler geride kaldı. Öyleydi böyleydi derken ancak şimdi yazmaya fırsat buldum. O zaman haydi :)

Bahar geçti, artık yaz ama yaz yaz gibi değil burada pek. Yani benim alışık olduğum şekliyle değil. 8harmanC Hava yine bulutlu ve yağışlı çoğu zaman, ama güneş açtı mı da cayır cayır yakıyor, ah diyorum yakaladık yazı nihayet. E tabi ağaçlar, bitkiler, börtü böcek durur mu. Yerlere saçılan elmalar, arılardan başını alamayan armut ağaçları, 8domatesC her bakışımda hamile kadınları hatırlatan domates çalıları…  Derken ılık ılık esen rüzgar. Burada doğayı dinlemek uzun zamandır unuttuğum birini görmüş hissi yaratıyor bende. Akşamları sessizlikte tüm gökyüzü pırıl pırıl yıldızla doluyor. Hele birde usulca, gizliden gizliden dolunay doğuyor, tupturuncu ve insanlar şarkılar söylüyorlar ateş başında, dans ediyorlar. Her biri kendince inandığı şeyi anıp hatırlıyor, rüzgara, dolunayın ışığına içimizdeki iyi dilekleri kucak kucak yolluyoruz, yolluyoruz ki dünyanın başka bir yerinde bizleri gören gözlere selam olsun, iyilik ve neşe olsun, barış olsun diye. 8mavicicekC 

Yaz burada çok keyifli, ne çok sıcak ne çok serin. Bu sayede bahçede çalışmak çok güzel oluyor. Bahçede soğanları, patatesleri sulamak için kullandığımız büyük su dolu kovalar var. İçlerinde arıtılmış olan su var, sadece bahçe için kullanılıyor. Ama yavru kuşlar sürekli içine düşüyorlar. Geçen gün iki tane bulduk, biri çoktan ölmüştü, diğerini ise çıkardık, güneşe koyduk. Neyse ki ayaklandı biraz sonra. Bahçede bitkiler öyle hızlı büyüyorlar ki çok şaşırıyorum. Daha küçücük birer fide olan soğanlar, pırasalar, marullar, iki üç hafta içinde kocaman oluveriyorlar. Birde burada her şey daha öncede bahsettiğim üzere dev gibi. Her şey sanki normal boyutunun iki katı. Kendimi o sebepten bazen Küçük Cadı Kikinin dünyasında bir Ariatti gibi hissediyorum. Bu his mutfakta çok yoğunlukta, devasa çomçalar, içine iki insanın rahatlıkla gireceği kazanlar, tepsi tepsi yemekler. Sanki bir devin evinde çalışıyormuşum gibi oluyor. Ben küçük ellerim ince parmaklarımla pek çok incelikle yemeklere katkı sağlarken, bu dev bu ayrıntıları görmeyip ne var ne yoksa silip süpürüyor. Bir keresinde de kocaman bir dev pastası yaptık. Tüm mutfak atıklarıyla, bahçedeki tüm yabani otları, biraz talaş, biraz saman karıştırdık. En son üstüne çiş döktük bidon bidon. Bu devin beslenmesi için gerekli mineraller varmış içinde. Ellerimizde kocaman kocaman çatallar, üç kişi ancak karıştırabildik harcı. Sonra bir kat daha meyveyle süsledik üstünü ve dinlenmeye bıraktık. Elbette ki bu bir kompost hazırlama işlemiydi. 8seraC 

Evet, hepi topu 150 kişi yaşıyor burada ama insan canlısının bir araya geldiğinde nasıl bir dev oluşturduğunu bir kez daha görüp şaştım. Her birimiz küçük küçük bu devin birer parçasıyız. Ve bu devin tükettikleri kaşık kaşık her şeyi bir araya getirince işte bu dev pastası çıkıyor ortaya. Ablamın da hep söylediği gibi aslında devasa büyüklükte bir karınca kolonisi gibiyiz. Her şeyi bir anda nasılda tüketiyoruz.

Şimdilik paylaşmak istediklerim bu kadar, bir sonraki sefere görüşmek üzere sevgiyle kalın. 8erikC 

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları