Ali’yle İnci ile Ulus’tan 100 soğan çuvalı alıp Edige’yi geçip Doğuş şantiyesinde Erkan Bey ile ilk görüşme yaptık. Bize tam saatte geldiğinde yağmur yağmaya başladı.
Yağmurlardan toprak yaş, renkler derin, koyu. Adnan’la solucanlara giderken Celal’i aldık. Zeytin peynir ekmek, buz dolapsız çürümez. Erken inip manzara izledim . Ali’nin kaç sene önce diktiği akasyala büyük.
My Georgian friend told me how to dry Basil, much used in Georgian cuisine and known as Şeştrami/ Sheshtrami. We have white and red basil, humming with bees.
İlk defa Transporter’ı kullanan Ali sakin ve güven veren bir şoför. Saat 10.30’a kadar gölgede hava hala serin: kızartıcı sıcaklıklar azalıyor. Solucanlar ideal sıcaklıkta.
İsler düzenli ve yoğun. Rutinimiz belli. Kahvaltı sonrası herkes işe geçer.
7.00da yola çıktık Cumartesi. Araç yine dolu: Fiko’nun evinin bir kaç parçasıyla daha, Rey kafeste, … Yolda 25 Saatte kahvaltı, ve turşu-talaş takası. Onun dışında her yer hala kapalı.
7.30da onlarca kavanozlarımla benden sonra Fiko’nun annesi ve Evren’i aldık.
After another 2 months abroad, I have finished my 6 months leave: time to get back into contact, especially with Güneşköy. So much has happened since I first left in February; some of our group has decided to continue actively – we gave ourselves&