Edibles

Edibles
17/04/2022

As the days start to warm up, in the middle of Ramadan we came for another visit with Doğukan, and a first for Barış. Our closest neighbours were nowhere to be seen: when fasting energy becomes more precious.  The holes in the dirt road that used to become small ponds and challenge low lying traffic have been filled with gravel; thanks to whoever organised this. 

Arriving at the glasshouse, we met Ahmet, the new caretaker - with no gardening skills.  Then we got down to work: cleaning the pond, noting wild flowers, showing Barış round, foraging for edible plants, preparing the evening meal, watering trees planted in the canyon, and checking out vegetation growing under the viaduct. 

It's been 5 months since I last stayed at Güneşköy: Doğukan was there.  Today again he is with me, full of energy and motivations.  Every time you come, you never know what you will experience, or when the next visit will be. This stay we had much quality time, focusing on the moment

PondCleaning Around the pond, plant life has flourished, both in kind and in mass.  Doğukan got his shorts on and waded in.  How to maintain ecological balance while clearing the pond?  

Floating islands of reeds, algae and now growing on them Rosebay Willowherb (Chamerion angustifolium or Epilobium angustifolium). Doğukan waded in the pull as much as he could to the side, then fling the masses onto the steep sides. Reeds (called Kamış, or in some areas "kargı") have very sharp cutting leaves! Doğukan's little finger bled a lot, but it didn't really affect his movements - an injured index finger would have been more irritating. Meanwhile, on the edge Barış set fire to the dead reads.

Barış suya girmeden kenardaki kamışlarını yakmayı üslendi. Acaba bu hızlı "yakma" çözüm uzun vadede neye yola açar. En azından akşam kurbağaların korosu zarar görmediklerinin işaretiydi Bir yerden hızlı kaçan uzun bir yılan kaçtı. "En az bir metresi vardı"; 2 Haziran 2018'de biri de gördük.

The edges of the pond have been well colonised by reeds, with thick roots deeply anchored and stretching out far...

and the inside is edible! Crisp and sweet. Years ago in Peru, on Lake Titicaca's floating islands we were offered a taste. There, the reeds were also used to make houses, boats, islands and probably other things.

İkinci etkinlik yenilebilir otu toplamak. Dede sakalı, yemlik. Kök toplanmazsa yine çıkar mı? Bu mevsimde beklediğimiz otlar: dede sakalı, ekşi yonca, hindiba, kuş otu, madmak. Topladıklananlar: çayır düğmesi, dede sakalı (yemlik), ebegümeci, ekşi yonca, hardal çiçeği, hindiba, ıspanak, kale, madmak, maydanoz, roka, turp otu.

Akşam yemeği: Yoğurtlu peynirli sosta yağda kavurulmuş yemlik, çok zengi salata (çayır düğmesi, ebegümeci, ekşi yonca, hardal çiçeği, hindiba, ıspanak, kale, madmak, maydanoz, roka, turp otu, ve sosu İstanbul'da portakal suyu ve alıç sirkesi) ve mantar. Mangal közünde pişen ekmek, soğan ve sarımsak, ve etciller için kaburga. Hep taze kekik çayı içtim - gribe iyi gelirmiş. Yemek sohbeti Godot'yu Beklerken, Spinoza... Hayatın anlamını ararken, anlara ve kendimize değer verdik.

Ramazan ayının tam yarasını işaretleyen dolunayın büyüleyici ışığında viyadükte yeni kurulan elektrik direkleri belirgin; 12ci ayaktan sonra direkler kurulacak. Sonra beton traversleri yerine getirilir. Ay ışığında kukumav sesi geliyor. Gölet kenarına çıktım mandolinimle. Kurbağaların korosu tam faaliyette, taa ki çalmaya başladım. Dinlemek için mi sustular, korktular mı? Hayran mı kaldıkları yoksa karanlıkta ana iletişim yolları ses olunca bilinmeyen bir ses türü şaşırtıcı ve iletişim kanallarını bozuldu... Artık dondurucu soğuk yok: serada soba gerekmez, Odalar da sıcak yorganla - sadece 3 ince kat, uyku tulumu fazla olur (ve dar). Gece tam karanlık olmadı. Bugün 5.00'te dolunay batarken, Venüs doğuyor. Gece serada soğuk olmadı. 5.52: ilk serçe seslenince, sessizliği kırıyor. O sade iç huzuru baltalıyor, dengemi bir kenara çekiyor; boşluğun dinginliğini kirletti, dikkatimi dışarıya çekti, başka boyuta attı: gün başlıyor.

Tam 6.00da 2nolu odadan kapı sesi! Eski günlerde Celal'in kapısının sesi gibi Doğukan kalkıyor. 6.00 Celal'in kalkışı uzaktaki kapı sesinden anladım. Ne kadar yıl paylaştık; fazla konuşmazdık... Senin geçmişi İsveç ve isviçre güneleriydi; şimdi yeni hayatına geçtin. Yavaşlayarak, durarak, paylaştığımız günleri ve uğraşlarımız geride kaldı. Sabah soğuk ve kapalıydı. Kahvaltı yapmadan tepelere doğru yürümeye başladık, Herkül'ün eşliğinde. Çeker Tepe'nin ötesi, yeni çekilen düzlüklerde koyu renli topraklar çorak altından çıktı. Viyadğün altında yürüdük. İnşaattan sonra dökülen topraklardan çıkanlara baktık: kokulu yavşan, "zehirli" tadı kötü olan yonca, önceki sene diktiğim erik çekirdekten çıkan ilk yapraklı ağaçcıklar.

Bu dönemde "bol atık" olan akasya tohum kabuğu. Dışı mat koyu kahverenkliyse, içi parlayan yumuşak gümüş dokusunda tohumların yuvaları ışıkta düzenli. 2 seneden fazla yaptığım spirali ters döndürdüğümde başta direndi ilk çekim , sonra ilerde açılmaya başladı . Alakasız, benzin çok arttı. Artık 400TL ancak arabanın deposun yarısı doldurur.

Other Blogs
We use cookies on our website to support technical features that enhance the user experience. For detailed information click here.
Accept