Pıtırak Sanatı

Pıtırak Sanatı
17/10/2010

Dün tekrar şiddetli yağmur yağdı, hem Ankara’da hem de Hisarköy’de.   En kötüsü Cift lik.Mah levhasindan sonraki yol: arabayı köprüden önce bıraktık.  Sonrası yol göçtu:

Yeni gelenlere hoş geldiniz!  Bugün Theresa’yla yanımızda ilk defa ODTÜ Eğitim Fakültesinden iki Topluma Hizmet ders öğrencisi getirdik.

Yine seller oldu; Temmuz’daki seller kadar olmazsa toprak yine göçtü, bir vişne(?) ağacı artık sellerin gücünden eğik.  Taş binanın sıvası azcık düştu ve (yapımdan zemin içe eğimliğindenmiş) tekrar sular depoya girdi.

Birlikte tur atarken çitte tohum diktik (iğde, alıç, palamut, erik).  Rezene tohumu biraz topladık.

Trafodaki her iki kuş yuvası kullanıldı.  Bir yaprağin yüzleri arasında büyüyen bir kurtun izi farkettik. arazinin pıtırak temizlemesini bitirirken, Theresa’ya ilham geldi.  Daha önce başka sanatcı pıtırakla çalıştı mı?

Pıtırk dikenin çengelinden parmağa batırsa kolay çıkmaz.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları