Navruz Çiçeği

Navruz Çiçeği
07/03/2011

Yağmurlu Pazar günü Theresa’yla 3 Hacettepe’li Biyoloji öğrencisi ilk ziyaretine götürdük.

İlk Doğu çite baktık: Sarı yıldız yanında pembe (?) çiçek çıktı.  4 sene önce dikilen böğürtlen dallarını çitin etrafını sardık.  Kurtuluş otların altında saklanan yerle aynı renk olan kara kurbağayı (?Bufo bufo) nasıl fark ettin?

O yamaçta neler yapılır, biyolog gelince öneriler çoğalıyor.  Köstebeğin alttan çıkarttığı toprağın farklı rengi, türlerin kategorileri, böceklere ve arılara fayda, değerlendirme kriterleri (bir alanın biyokiltesi azsa, biyoçeşitliliğifazla olduğundan daha önemli olur) konuştuk.

Celal ayrılmadan asmalarını tamamladı, otlarının öbek öbek yığılarak 1. geçiçi olsa da habitat çeşitliği arttı, 2. toprağın nemi yükseltirir ve 3. biyokitleyi toprağa dönüştürür

Biyologlar göleti görünce naylon yerine tente daha sağlam bir zemin olduğunu önerdiler fakat yukarıdan üç cepheden eğimden inen toprakları düşünülecek: bu güzel toprağı değerlendirmek gerek, mümkünse üst yamaçlarda…

Omurgalı hayvan çalışan Tilbe yabani domuzu ve tavşanın izi gördü.  Uğur böceği de vardı.

Göletten ayrılırken “Ohhhh! nasıl bir çiçek!”

İlk defa arazimizde gördüm. 5 sene önce Edige’de görmüştüm.  Çıplak yamaçlarda sekiz on örnek bulduk.  Tek tek; soğanlı olmalı, rizomlu olmazmış.  Akşam köyde “Navruz Çiçeği” ismi kondu. İris persica mı? Mor-beyaz arasında renkler.  Pazartesi bir örnek alacaktık kar yağmasaydı.

 

Seranın arka duvarı ilerliyor. Köye gitmeden yağmur altında ön çitin kenarında böğürtlen ve sarmasık diktik.

‘Köy İngilizcesi’ çoçukların ödevleri için faydalı olmuş.  Gece boyunca yağmurun yoğunluğu damlayan bir oluğun sesinden ölçtüm; ezan okundu, damlalar arası uzadı uzadı.  Yağmur durmuş mu? Kalktığımızda dışarısı bem beyaz! Öğlene kadar, çarpım tabloları güle güle oynadık ve okulda çoçuklar ilk hikayeleri yazmaya başladı.  Şanslıydık, fazla macera olmadan Ankara’ya dönebildik.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları