Mimarlar konuşurken…

Mimarlar konuşurken…
20/06/2010

GünSera’nın işleri için araziye gidenler yanında bir kaç kişi dahaydik.

Sırrı ile şlk tanışım (Çarşamba akşam ne kadar başka şeyler bildiğini, yaptığını öğrendik.  Mütevazi olanları, zenginliğini anlamak için zaman gerekir).

Öğlen ilk defa araziye gelen Cem ve Melisa’yla tanıştık.  Cem hep tepelere çıkmak istedi; ikisi böcekten korkmazdı – bakmadan böceklerimle başladık, sonra yukarıya çıkmaya başladık.

Bır saat evvel baktığım solucanlar görünmezdi; çok utangaçlar.  Soruyla doğayla bağlantı kurmaya çalışıyorduk.  Neden…? Nasıl…?   Niye…?  Hangi…? Kim…?   Arazinin kuzey çitini geçip yokuşu farklı yoldan geçtik – keçi kadar rahat olan Cem dik yoldan, Melisa’yla ben daha tedbirli adım atardık.  Nasıl güzel bir manzara vardı.  Neden aylardır çıkmadım?  2 hafta önceki selin yolları netti; ayrıca selini yavaşlatan setlerin etkisi de gördük. 2005’te Önder, Abdullah, Evren, Seher, Ramazan ve bir kaç arkadaş daha birlikte çeşitli noktada taşla set inşa ettik.  Daha fazla gerek.

Taşlar, böcekler, otlar.  Nasıl kaydederiz, nasıl örnek toplarız?  Yanımızda buyuteç, kutu (eski ilaç kutuları faydalı) hazır olmalıyız.

NOT: Geççen hafta yaptığım ‘kerpiç’ fena olmadı: külube girişindeki oturağın mamden suyu şişelerin çoğu hala korunmada.  Korkmuştum, tap taze yaş kerpiçine gelen yağmurları hepsini götürecekti, deterjanda yağ gibi.  Herhalde yağmurlar fazla değildi.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları