Kutlarken Sürprizler

Kutlarken Sürprizler
02/12/2017

Benim 24 sene Türkiye’ye geleli 3 aydır sadece günü birlik gele gele, İbrahim’in yaş gününü de kutlamak için Cuma akşam yola çıktık. İlk durak, Fevzi ve Larisa’ya: bal kabağı götürüp lezzetli hacapuri (Gürçü böreği) ile incir reçeli yedik. 25 Saat’ten minik balina ekmeğiyle kül alıp Balaban vadisinin karanlık sislere inmeye başladık. İlk defa karanlıkta Güneşköy’e gidiyorduk. Farlar yolun çukurları abartırken, kalan herşey sisli karanlık örtüsünde yoksayıyordu.

Dolun aydan veya evlerden gelen ışıklar flu – gerçeği yamultuyordu. Sis ses ve görüntü yutar: en yakın direkler dev hayalet gibi gizemli siluetler uzak tepedeki gözetme kulesi sanki gökte. Yolu bilmeyen kaybolurdu. Üstten dik yokuşundan inerken aşağıdaki seranın ışığında Herkül bizi karşılamaya hazırdı. Nemli sis soğuktu. İçerde sobada çay hazırdı ve kutlamamız başladı: tam 24 sene önce Ankara’ya inmiştim minik Esenboğa havaalanına. İbrahim ise benden 2 sene sonra Türkiye’ye, dünyaya geldi Hoş gelmişsin! Ne hikayeler yaşandı yeni ülkelerde yerleşmeye çalışanlar. Talep ettiğini gelmeyince, şaşıra şaşıra ayakta kalmayı öğreniriz. Celal yattı ve İbrahim’le “yıldıza bakmak” çıktık. Sisle dolunay çoğunu sildi; ay ışığı tepeleri hafifçe okşayıp, çevreyi sessizce şekil veriyordu. Issız yolda yürüdük – bacaklarımızda gezen Herkül’ü bir korumak yoksa oynamak için vardı, kendisi bilmezdi. Sera ne kadar dışarıdan sıcaksa, geçenin ortasında sıkı giyinenler rahat uyuyabilir. Yarım asır önce babamın uyarısını uyguladım: ayağımda sıcak patik, kafamda yün şapkayla.

Celal erken kalktı: tüm gece gezen Herkül’ü yerine koydu (evinin yeni yerden teli atlamıyor; zincirsiz gezebilir) inşaat işçileri gelmeden önce. Çayla ıspanaklı ekmek sonrası tavuk kümeslerini açmaya açık gri sisine çıktım : siste kara çalı şekli çarpıcı: yaprak dökünce, meyve ve dikenli dallarda serçe sürürü nettir. Yaklaştım, biri korkup uçtuğunda sürü de havaya fırlayıp yandaki çalıya konardı… Tavuklar soğuktan etkilenmez. Her zaman aç ve su içmek ister… Küçük kızıl paçalı Halime isimli, Şahin’den geldi. Sonra solucanlara – ellenmiş gübe çaylı karışım ilerleyen yamaçlara veriyoruz; karşı yamaçta pek çanlı görünmez.

ODTÜbüs vardı: pazardan topladığımız yeşilliklerden bir kısmı hemen tavuklara götürüldü. Siste gölgesiz Mandala altında toplandık – tanıtım, anlatım… Filiz-Fide-Fidan arası farkı bilir misiniz? Mısır’da SEKEM Üniversitesi bir hayaldan üniversite oldu. Sonra geziye çıktılar: yeni gelenler Güneşköy’ü daha iyi anlayınca daha iyi katkıda bulunur. Fizik ders materiyali bol “Damla sulama boruların debisi ne kadar olur? 1m yükseklik farkı 1 bar basınç yaratırsa… ” ve bitki türlerinie göre kimi yakın, kişi geniş yayılır için 60cm aralık bırakılır bile. Eskiden salma silme sulamadan çok daha az su kullanır, direkt bitkinin köküne vererek su boşa gitmez. Türkiye’nin toprakların çoğu yeterli canlı (mikro-organizmaları, humus, vs.) değil çünkü yenilenmeden dullandı. Kimi sekideki ağaç çukurlarını açtı, tavuk temizledi, yemek hazırladı. Yine kalabalıktık yemeginde. Salata malzemeleri ayrı tabakta: daha farkındalıkla yeşillik yedik: turp otu, roka, yeşil soğan, kereviz… Biberlerin uçlarında neler var? Artık lüzumsuz olan kuru çiçek kalıntının içinde mavimsi 6 parça: anter/ başçık. İşte kışın biyoloji öğren.

Kimi sekideki ağaç çukurlarını açtı, tavuk temizledi, yemek hazırladı. Yine kalabalıktık yemeginde. Salata malzemeleri ayrı tabakta: daha farkındalıkla yeşillik yedik: turp otu, roka, yeşil soğan, kereviz… Biberlerin uçlarında neler var? Artık lüzumsuz olan kuru çiçek kalıntının içinde mavimsi 6 parça: anter/ başçık. İşte kışın biyoloji öğren.

emek tam bitmeden bir araba: MeWeWhole projesinden tanıştığımız 1.sınıf öğretmeni Canan Ördekçi ve eşi. Elleri dolu geldiler – çay, kahve vs Güneşköy’e. Ya kocaman orkideyi? Benim Türkiye’ye gelişimi kutlamak için! Yetmez: ilerde birlikte yapılacak projelere düşünce simgesi oldu. Taleplerinden neler çıkar, Hisarköy’ün çocuklarını nasıl katkıca bulunur? Herkes kazansın.

Canan hocayla hala konuşurken, iki araba daha geldi. İlçe Tarım Müdürlüğünden Özgür beyin yanında Tarım İl Müdürü Sırrı Bey ile veteriner, ve başka görevli. Şantiyeden gelmeyen bir Zzzzzzzzzzz sesi dronları: her yeri belgeliyorlar. Sis sabah kalkınca güzel bir güne yer açtı. Dron kuleler arası, sera üstünde, meyve ağaçlardan tavuklara (onları iyice korkuttu!) çeke çeke geziyordu. Videosunu almak isteriz ki inşaat işçilerinden fotoğraf çektirme ihtiyaç olmasın.

Eski bağ yerinde Bayramiç buğday ekili. Tohumlar tam filizlenmeden bolca taş çıkarttık, her konuda sohbetle. Kimyacılar ders ve sınavla, tasarımcı, dilci, daha çeşitli ortak noktalar bulurdu. 10.viyadüğün 13.cü ayağın başı bitti: gölgesinden belli.

ODTÜbüs güneş batmadan kalktı. 13.cu ayağın yanında up uzun vinç ne yapıyordu? Merak ve teknolojiye hayranla baktık: herşey yapılabilir artık. Ancak önemli karar verme: neler değer, kim karar verir, neye göre? Gözümüz önünde kocaman köprü yapılırken neler anlıyoruz?

Güneş batınca İbrahim’le mahalleye ziyarete çıktık. Fotoğraf makinam göğün rengini kısmen gösteriyor. Yerdeki ısı düşerken sanki gökler yanıyordu. Bağın üstünden çıkıp yıllar boyunca her gün geçtiği sürü patikasından azaltan ışığında üzerlik kaplı yamaçlara geçtik. Aşağıda birisi evine girdi.

Dışardan ziyaret beklemeyen Seda ateşte hamsi pişiriyordu. Ne zamandan beri görüşemedik… Rukiye yardım ediyor, yarına hazır: aylardır her Pazar günü Ayrancı Organik Pazarında tezgahta. Cayyolun Organik Pazarındaki tezgahları Fadime’nin. Farklı müşterilerini anlattılar – bizden genişmiş! Ramazan Yahşihan viyadüğünden gelir, sonra babası İbrahim. Herkes olunca sofraya, sohbete. Herşey paylaşılmaz, yazılanlar daha da az olur – iletişim kelimeden daha geniş ve derin.

Ramazan bizi arabayla bırakmak istedi. Yola kadar yürürken 15 sene boyunca, hayatın yarısı, Güneşköy’den aldı, anladı, kazandı… anlatması uzun sürecekti! Hep kullandığımız toprak yolundan dönerken dolunayın ışında 2004 yılında çektiğimiz elektriğin direğin siluetli: o zaman üzülüyorduk, manzara bozuyordu diye! Ne kadar göreceli… Bazı konulara takılmamak gerek. Dünyada neler yapsak, ayımız her 28 günde etrafımızda tur atmaya devam edecek.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları