Bu soğukta arazide

Bu soğukta arazide
07/02/2010

Bu soğukta araziye gidilir mi?

Arabanın derecesı hava 4 derece gösteriyor.  Araziye yaklaşırken bir tılki tepeye kaçıp üstten baktı bize: kalın tüyleri onu koruyor.  Havavda yırtıcı bir kuşun sarı kanat altı renkli tüyleri maz mavi gök yüzünde parladı. Doğan mı? Bilgi yetersiz; öğrenmem gerek.

Araziyi çok özlemiştim. Tekrar bağlantı kurmam gerekti.  İki kişiyle gezdim, ilk defa ziyaret eden birisi ve ilk yıllar hep yanımızda olan Ramazan’la.  Arazi bir ayna gibiydi, yanımdaki kişinin dikkati çeken, benim farkettıklerime cevapları uyumu göstergesiydi.

Elimde makasla minik meşelerinden bazıları bulup kestim – Talat Akıllılar’ın tavsiyesi; baharda fışkıracakmış.  Geçen yaz bademlerinden birinden asılan eşek arısı peteği kesip sakladım.  Sonra başka petekler buldum. Hep 1-1.5 m yükseklikten asılı, yapısının tasarımı, geometrisi etkileyici: malzemesi hafif ki ince bir ot kaldırabilir.  Just rıght! fazlası yok… Acaba bunlar her sezon sıfırdan yapılanlardan mı?

Daha yukarıda, hiç dokunmamış toraklarda çiçekler var.  Ramazan ‘öksüz oğlan’ ismini koydu.  Bunlar yılın ilk çiçeği; ilerde sarı çiğdemler sonra mavi navruz (İris persica) yeni sezonu getirirmiş.  Bir bitkiyi ilk defa farkettim;  Ramazan  ‘Doruk; keçi yemeği çok severmiş’ anlattı.  Bildigim Shepherd’s Purse ‘Çıkırdak’ mış.  Yabani badem ‘Dağ badem’miş.  ‘Sığır kulağı’ başka köylerde ‘Sığır kuyruğu’muş.  İngilzcesi Mullein; ilk And Dağlarda sonra Himalaya’da görmüştüm.  2008de bir üzman bu bitkiyi cıplak yamaçlarda ilk yaşayanlardan biri olduğundan erozyon önlemesinde önemli olduğunu söyledi; şimdi kimyasal olarak da güçlü, tehlikeli bile olduğunu öğrendim.

Güne Tepesi’nde rüzgar esiyor, manzarazı güzel, ve toprak ince bir yeşillik gösteriyor. Azcık yağmur derece düşükse bile canlılar çıkar. Güneşli bir yamaçta karıncaclar iş başında; onlar kışın dinlenmez mı?  Tarla tarafından farelerın ince sesleri çıkıyor.

Sessiz olmak, dinlemek; susup gözlemlemek.  Geri bildiriye açık olmak: Tepeden arazinin en az canlı durumunda şekli net, canlıların hareketleri temel iskeletini kapatmadı.  Onu daha iyi nasıl anlayabiliriz? Arazi yanısıra Güneşköy projesini içeren ve dokunan kişileri de duyabilmeliyiz.  Başkalara güvenli bir ortam bir an sundugumda, ‘duyarsız’, ‘agresif’, ‘güvenilmez’ gibi kelimeler hangi ihtiyac gösteriyor? Bakışlar farklı, temel ihtiyaçları aynı ‘güven, anlayış, saygı…’.  Başkalar bana bir şey söylemek isterse yeterli fırsat verebiliyor muyum?  Doğa da.  Ondan istediklerimizi hepsi tutmaz; bazıları fazla kaçar, yukarıdaki otu gibı. Doğa insandan objektif ve adil, ne pişmanlık ne kin – denge bozulunca hassas olmayanlara bedeli sunar.  Doğanın söylediklerini duyabilir miyiz?  Duyuyor muyuz?

Arazide binlerce yıl yaşayan canlılar bizi gözetliyor.  Güneşköy 10 yaşında, arazi 7 senedir elimizde.  75 dönümümüz etrafinda diğer toprakların bazıları işlenmiş, bazıları hep olduğu gibi duruyor.  Arazizde denediklerimizden canlılara hangi fırsat açıyoruz?  Geçen seneki bol yağmurlardan bir bitki (neydi?) sürülmüş tüm topraklara bastı; 5 yene önce tek sefer arpa için sürülen yerler dahil.  Mutlaka sürülmemiş yerler kalmalı.  İyi ki çok hızlı bir şekilde geliştirmemişiz!

Ulaşım hala çözemedim.  Kalmak isterdim ama kısmet değilmiş; yarın Elmadağ’a kadar araç bulunamazsa diye günü birlik gelen arkadaşlarla Ankara’ya döndük: güzel bir mangal yemeği için ellerinize sağlık.  Çok lezzetliydi.  Güneşli soğuk rüzgarlı saatleri yüzümü kızardı… ve arazide kışın soğuğu toprağı arıtıyor.

Japonya’da yeni öğrendiğim bir teknikle ağaç böcekten korur.  2010’da denememiz gerek.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları