1.Çocuk ve Doğa @ Güneşköy

1.Çocuk ve Doğa @ Güneşköy
29/04/2010

‘Çocuk ve Doğa’nın Güneşköy’e ilk ziyareti sayesinde araziyi farklı gözde gördüm, çocukların gözlerinden. Aynalar gibi, biribirlerini yansıtıyorlar. Arazide çocuklar farklı oluyor, farkettikleri, davranışları, beklentileri ve ifadeleri.Çocuklar araziye farklı öncelik getirir: ilgi, zaman ve odaklama süreci, çekicilik, hassasiyet ve tehlike, güç, keşif, olasılık… ve var olmak. Bana sordukların soruları kaydetseydim ilerde faydalı olabilirdi; fakat arazide yapılacak o kadar fazla şey var ki … çocukların enerjileri bizi yönlendirdi ve o anlarını yaşadık.

Çocukvedoga.com’da bilgileri veren grup kaç aydır çocuklar ve büyüklerini doğaya götürüyor. Geçen ay birlikte Çankırı’da Doğanbey köyüne gitmiştik. Heyecan verici paylaşımlar ve bilinç uyandırmalar yaşanırken ‘Güneşköy’de nasıl olur?’ düşünmeye başlamıştım. ‘Çocuklar’ dediğimde belki ‘bol enerjili kişilerin grubu’ demek daha doğru olur. Arazimizin ince topraklı hassas yamaçlarını nasıl korunur, meşgul edici aktiviteler ne olur, merakları nasıl harmanlanılır? İlk ziyaret yarım günlük, az kişilik olsun ki araziye fazla ‘ayak izi’ bırakmadan, olanları gözlemleyebiliriz.

Gözlemlerim: Ankara’dan kalkan otobüsteki çocuklar şehirli, sohbetleri “ev-oyuncak-okul”. Indiklerinde adaptasyon süreci geçince araziyle bağları kurmaya başlar: değişkenleri denetleyerek, ya potansyel tehlikeler (hareket eden herşeye “karantulaaaaa!’ bağırarak) ya da yeni özgürlüğün sınırları (nereye kadar koş, kaz, vur-abilirim?) ölçmeye başlar.

Hassasiyeti geliştirene kadar, çocuklar dominant. Diğer canlıların ihtiyaçlarından fark edip, benliği göreceli bir denge arar.

Araziye geldiğimize bir kızıl şahin etkileyici bir gösteri – Güneş Tepe arkasından Rüzgar Tepe’ye kadar toprağa yakın yavaş bir uçuşla – alanı koruyormuydu?

Çocukların sesleri doğanın seslerin önünde gelirdi, ancak sesten düşünmez halindeyken dikkatlarını toparlamak için, “Çocuklar, hangi sesler duyabilirsiniz?” sorup 7 8 saniye çevredeki diğer varlıkların seslerinden kısaca farkettik.

On ayrı genç böcükcü bana örnek getirirdi. İki örnek unutulmaz. Otlarda bir hareketten, hayvanı BugJar’a koyup baktık: bir örümcek, adbomenine baktığımızda !!onlarca yavru hafifce hareket edip annelere bağlı (birisi sağlayana kadar. Düştükten sonra hiç biri annesine yaklaşmadı, bağları kopmuş). Bu davranış ancak Kurt Örümceği’nde görünürmüş (Wolf spider female carryıng babies on abdomenhttp://www.accessexcellence.org/LC/SS/wolf_spider/spider_section3.php ). Diğer böcek ise yarım asırda gördüğüm en güzel böcek: 35 yıl önce gördüğüm Carabus violatius’un daha büyük bir akrabasıhttp://www.google.com.tr/search?q=carabus+violaceus&ie=utf-8&oe=utf-8&aq=t&rls=org.mozilla:en-GB:official&client=firefox-a ama bizimki daha da büyük ve mavi-mordu! Köyde ona ‘domdom böceği’ derler.

İsmi: Mavi Procerus, Procerus scabrosus. Procerus scabrosushttp://www.carabusonline.co.uk/content/carabus-procerus-scabrosus-propinquusTürkiye’de çeşitleri varmış. Kurdu sadece salyangoz yermiş; kendisi de çok yermiş. Özellikle baharda bulunur, salyangozlarla beraber. Bilgi veren Fransız uzmanı Bernard Lassalle Ankara cıvarında bulunduğunu duymamış. Kendisi Bolu, Sinop, Karadeniz’de, Tarsus Dağlarında bulmuş. Websayfası http://www.carabus.eu/lng_EN_srub_1-Home.html

Dönüşte otobuste görme engelliler için topladığım (plastic) böcek koleksyonumu paylaştıkça kimin merağını açtı, kimin korkusunu eritti. Yine ‘Evrensel’ yaklaşımın avantajı gödük; engelli çocuk için alınanlar herkese faydalı olabilir.

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları