Değerli Bahçemiz 2009 Projesi Destekçileri

Değerli Bahçemiz 2009 Projesi Destekçileri
10/08/2009

Değerli Bahçemiz 2009 Projesi Destekçileri, 

Bu haftasonu Güneşköy’e kalabalik bir grupla gittik. Oglen yemeğini 21 kişi birlikte yedik. En küçüğümüz Ayda 24 aylık, en olgunumuz  Gülten Gökmen 81 yaşında idi. Dün çok çeşitli işler yapıldı arazide.  

Bu hafta fidelerimiz ve diplerindeki balkabakları daha mutlulardı. Sinan diplerine gübre atmış. Geldiğimizde sulama borularından damla damla su akıyordu. Çoban çökertenler sarmış bitkilerin etrafını. Necati Koçok ile birlikte temizledik. Kabaklar meyva bağlamışlar, bazıları portakal büyüklüğünde, bazıları çiçekte. Ayda’nın dedesi Erol Atabek bu arada balkabaklarını çiçeklerinden topladı. Kıbrıs Bayrak radyosunun eski spikerlerinden. Ne için topluyordu kabak olacak çiçekleri acaba? 

İkinci grupta ODTÜ’den öğrencilerimiz Tolga (Kimya), Hazal (Kimya Eğitimi), Esra (sosyal antropolog), Hacce Koç (Atila’nın annesi), Besime Atabek, İnci, Ülker çiftçilerimiz Fatma ve Seda’ya yardım ettiler. Artık tarlada ürünümüz iyice arttı. Fasulye, biber ve salatalık çok. Ekibimiz topladığı biberleri sırtlanıp kulübeye taşıdılar. Burada ortasından bölünün biberler kurutmak için güneşe serildiler. Özellikle Hacce hanım, Aslıhan, Besime hanım, Seda biber dilmede çok becerikli idiler. Kurutulmuş sebzelerde kimlerin eli var. Güneş kurutma dolabımız da daha önce dilinen kabak ile dolu. 

Öğlen yemeğine katkı verenler Türkiye’den değişik damak lezzetlerini yemeğimize kattılar. Erol beyin topladığı kabak çiçeklerini eşi Besime hanım kabak çiçeği dolmalarına dönüştürdu. Yediğim en nefis dolma idi. Sarı renkli dolmanın içi de dışı kadar cazipti. Pirinç (yerli olmayan tek ürün), domates, nane yerine dereotu (uydurdum mu acaba) benim tanımlayabildiklerim. Yine bahçemizden çeşitli sebzeler, fasulye, patates, biber, domatesçe zengin nefis bir türlü ve bol yeşilli, kırmızılı salata. Kimlerin eli yoktu ki? Besime, Hacce, İnci, ve tabi yiyiciler, hepimiz 20 kişilik bir sofrada paylaştık bu zengin sofrayı. Ellerine sağlık yapanların, pişirenlerin ve en çok ta doğanın kendisine ve onları yetiştirenlere. 

Yemeğimizin bir de konuğu var. Talat ile Claire ilk internet uzerinden haberleşmişler. Talat bize komşu köy Karacahasan’da organik meyvacılık yapıyor. İlk 1990’larda burada arazi almış. Eğimli ve kıraç bir arazi imiş. Köylüler boşuna uğraşma, burada hiçbir şey yetişmez demişler. Bugün yüzlerce meyva ağacı olan bir bahçesi olmuş. 1980’li yılların kavgalı ortamının kurbanı olan Talat eğitimini40 yaşından sonra bitirebilmiş. Geçen hafta Hasanoğlan’daki Köy Enstitüleri temizleme etkinliğine katılmış. Bunu duyduğumda aramızda sıcak bir bağ oluştu. Doğada gelişen dostluklar şehirdeki arkadaşlıkların çok ötesinde oluyor. Talat bize aşının nasıl yapıldığını, ağaçların budanışını ve gelecek yıla hazırlanmasını gösterdi. Meşe palamutlarını toplayıp, sonbaharda çalıların dibine ekişini ve %70 başarı sağladığını anlattı. Etraftaki birkaç ardıç ağacı ve çıplak yamaçtaki geven bitkilerini gözlerimizle taradık. Tepeler ağaçlarla yeşillendi gözlerimde birdenbire. 

Öğleden sonra Sinan, Tolga, Hazal ilk önce patatesler için hat döşedik. Yağmurlama ile sulandı patatesler. Geçen hafta burada sam yeli (sıcak rüzgar) esmiş, patesteslerin yaprakları kavrulmuş. Salma sulamadan ziyade yağmurlama sulamanın daha iyi sonuç verdiğini gördük. Bu hafta içinde Sinan çapa makinası ile toprağı kabartacak. İkinci seramızın iskeleti kuruldu ancak örtüsünü yerleştiremedik. Ekibimiz bu seranın toprağını işledi, taşlarını ayıkladı. Sinan bu hafta toprağı gübreleyip karıştırdıktan sonra marul fidelerini dikecek. Seranın üzerini %50 geçirgen örtü ile örtüp yarı gölge hale getirecegiz. 

Esra sosyal antropoloji konusunda çalışıyor. Yüksek lisans çalışmasında ekoköylerle ilgilenmek istiyormuş. Çetin onu Ürünlü köyüne davet etti. Dileğim bir gün Güneşköy’ün de yaşayan bir topluluğa dönüştüğünü görebilmek… 

Çocuklarla hayvanlar nasıl dost olurlar? Aralarında nasıl iletişim kurarlar? Ayda ile güzel gözlü eşeğimizi görmeliydiniz. Ayda eşeğin kulağını çekiştiriyor, burnunu tutmak istiyor. Bizde bir tedirginlik. Ya eşek Ayda’yı ısırırsa! Tabii bu bizim kurgumuz. Eşek yanıbaşında ona karpuz kabuğu yedirmeye çalışan Ayda’yı incitmesi pek mümkün değil. Ancak biz yine de tedbirliyiz. Daha sonra uykusu gelmiş olacak ki Ayda’ya ne dediysek “yok” diyor. Ayda süt istermisin? “-yok”, uyurmusun “-yok”, “yok”, “yok”… 

Evimiz ODTÜ yerleşkesi içinde eski lojmanlar. Üniversitemizi kuranlar, burayı tasarlayanlar, yeşertenler nasıl gönüllerini koymuşlar. Öğrencilik yıllarımızda vişneliğe gider meyva toplardık. Lojmanların çevresinde de çeşit çeşit meyva ağaçları dolu. Erik, kayısı, elma, vişne, kiraz, ahlat, badem, alıç ve mahlep. Bizim evimizin bahçesinde de bir erik ağacı var. Bu erikler o kadar fazla olur ki yemekle bitmez. Bahçemiz projesine katılan destekçilemizden bir istek gelmişti. Projeye meyva da dahil olsa bitkisel beslememiz daha bütüncül olacak. Bu ilki başlatmak için bugün sabah erkenden kalktım. Erik ağacı iki katlı evimizin çatısının hizasında. Eriklere ulaşmak pek mümkün değil. Ancak çatıdan ulaşılabilir. Bir sandalyeden bahçe duvarına uradan da çatıya ulaşmak pek zor olmadı. Yukarısı kırmızı eriklerle dolu. İki daldan 18 kg erik topladım. Sultan Murat’ın Pazartesi dağıtım günü. Onu aradım, ODTÜ’ye gelmesini istedim. OSTİM’e gidip kesekağıdı aldım. Her kesekağıdına 700 g erik düştü. Sultan Murat Akdere’deki ilk adrese kutuyu bıraktıktan sonra ODTÜ’ye geldi. Kutulara erikleri de dahil ettik. Çarşamba ve Cuma günleri için de erikler dallarında bekliyor. Bu ağaçları dikenlere ve bize bu güzel erikleri sunan erik ağacına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

Bundan sonraki sebze kutularımıza meyva da ilave etmeyi çok isterdik. Ancak projemiz şu anda ek bir masrafı karşılayacak durumda değil. Komşumuz Talat’ın bahçesinde armutlar olmak üzere imiş. Elmalar daha sonra bekleniyor. Ankara’ya biraz uzak olmakla birlikte Ceyhan Temürcü, Serdar Tanal’ın Elmalı platosundaki Akçaeniş köyünden sebze getirtti. Organik meyva’da iki kaynağımız var: Talat ve Serdar. Eğer talep olursa toplu alım yapıp maliyetine dağıtabiliriz. Bir başka olasılık da eğer bahçenizde kullanamayacağınız kadar çok meyvanız varsa gurubumuzla ücretsiz paylaşabilirsiniz. 

Sürdürülebilir bir yaşamı birlikte oluşturmak dileği ile saygılarımı sunuyorum. 

Ali Gökmen 

Güneşköy KOOPBahçemiz 2009 Projesi  

10 Ağustos 2009 

————————————————-  ———-  ——  — –

Değerli Bahçemiz 2009 Projesi Destekçileri, 

Bu yıl dördüncüsünü yaptığımız Bahçemiz Projesi daha önceki katılmış olanlar ve yeni arkadaşlarımızla devam ediyor. Bu projenin amaçlarından birisi tarımın doğadaki ekolojik dengelere zarar vermeden, hatta daha da iyileştirerek yapılması, diğer taraftan sağlıklı ürünlerle

beslenmemizdir. Bu proje siz proje destekçileri sayesinde gerçekleşiyor. Projeyi yaparken gözettiğimiz bir başka amaç da besini üretenler ve kullananlar arasında bir farkındalık yaratmaktır.  

Yürürlükte olan ekonomik düzen en çok verimi elde etmek ve kar etmek üzerine kuruludur. Biz bunun ötesinde korumamiz gereken bazı değerlerimizin de olduğunu düşünüyoruz. Özellikle son onyıllarda artan kanser vakalarının arkasında tarım ilaçlarının önemli rolü olduğunu düşünüyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına gore Türkiye’de yılda 28.000 ton zehirli tarım ilacı kullanılmaktadır. Zararlılarla mücadelede (yabani ot, böcek, vb) bu ilaçlar yaygın olarak uygulanmaktadır.  

Bahçemiz projesinde üretilen bitkiler emek yoğun bir süreçte üretilmektedir. Yediğiniz soğan, salatalık, fasulye, bamya ve bundan sonra alacağınız diğer sebzelerin bitkileri elle çapalanarak otları alınmakta toprak hava almakta ve bitkinin sağlıklı gelişmesi sağlanmaktadır. Bu yıl arazinin büyük bir kısmına hiç traktör girmemiştir. Bunun alternatifi, konvansiyonel tarımda uygulandığı gibi yabancı otları ilaçla oldürmek, zararlı çıktığında zehirli kimyasallarla yok etmektir. Bu süreç çok kolay olup bir günde çok genis arazileri zararlılardan temizleyebilirsiniz.  

Bahçemiz 2008 projesinde Ceyhan Temürcü ile başlattığımız kardes bitkiler uygulamasında bitkiler arasında yarattığımız iyi iliskilerle patatesin zararlısı Colorado böceğini dereotu bitkisi ile caydırmıştık. Colorado boceğinin dereotunun kokusundan hoslanmadığını bu şekilde keşfettik. Bolu’dan dostlarımız Aşkın ve Gül Sürmeli’de çözümü sütleğen bitkisi ile bulmuslar. Bu yıl Neem ağacından hazırlanan özün de başarılı olduğunu gordük. 

Köylerimizdeki yasam ozellikle kadınlar için zordur. Tarlada onlar çalisir, evde yemeği onlar yapar, çocuklardan onlar sorumludur. Erkeklerin sorumluluğu da traktor kullanarak tarlayı islemek, ürünlerin pazara çıkması, eve para getirmek ve kahveye gidip sohbet etmektir.  Parayı kazananın düdüğü çaldığı bir düzende kadının ekonomik bağımsızlığından söz etmek mümkün müdür? Bahçemiz projesinde çalısan Seda ve Fatma Hisarköy’de bir ilki yarattılar. Muhtar’ın karısı olan Fatma ve kocası geçen yıllarda ölen Seda (yirmili yaslarında ve iki çocuk annesi) uzun yıllardır beraber üretim yaptığımız çiftçimiz Sinan’ın yardımcıları oldular. Köy halkı (ki buna kadınlar da dahil) iki kadın çiftçimizi önce çok eleştirip caydırmaya çalıştılar. “Ali beyin hizmetcisi mi oldunuz”, “Muhtarın karısı çalışırmı”, “ Muhtaçmısınız”, “muhtar karısını çalıstırırmıymıs” vb elestiriler. Simdi köydeki kadınlar biz de gelecek yıl işe girebilirmiyiz diye soruyorlar Fatma Hanım’a. 

Güneşköy ve destekçileri Ankara’nın yakın çevresinden sağlıklı beslenmesini sağlayabilir mi? Güneşköy projesi 1 ha arazide yapılan küçük bir proje. Ancak çiftçi bir ailenin rahatlıkla yapabileceği büyüklükte ve doğayı koruyan, suyu ihtiyacı kadar kullanan bir üretim şekli. Projemizin bir diğer özelliği de bütüncül olarak ele alınması ve ekonomik boyutunun da önceden çözülmesidir. “Toplum Destekli Tarım” modelinde üretilen ürünler doğrudan şehirdeki kullanıcılara ulaştırılmaktadır.  

Projeye yeni katılan arkadaslarımızdan ürünlerin az olduğundan yakınmaktadırlar. Geçen senelerde katılan arkadaşlarımızın da hatırlayacağı gibi sebze üretimi Ankara’da Temmuz ayında başlamakta, sıcaklığın sıfırın altına düştüğü Kasım ayı ortalarına kadar sürmektedir. Ancak doğal olarak ürün miktarı Temmuz ayında çok az olmakta, bu miktar Ağustos ayı sonlarında tepe yapmaktadır. Üretim Eylül ayından sonra azalmaktadır. Bahçemiz 2008 Projesinin üretim miktarları aşağıda tabloda verilmektedir. 

Grafikte görülen Kasım ayındaki yüksek nokta dağıtılan kurutulmuş ürünlerin karşılığı yaş sebzenin ağırlığıdır. Geçen yıl projemizde 90 destekcisi  vardı. Ağustos ayının ortalarından sonra ulaşılan 10 kg ortalama ağırlık Kasım ayının sonlarına kadar korunmuştu. Bizde bu yıl yaptığımız çağırıda sebze miktarının 8-10 kg ortalama değerde olacağını belirtmiştik. Proje destekçilerimizin doğanın üretim kapasitesinin üzerinde dağıtım yapamayacağımızı anlayışla karşılayacağını umuyoruz. 

Organik tarımın Ankara yakınlarındaki köylerimiz için iyi bir model olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda Hisarköy’den üç üretici sertifikalı organik üretimine geçtiler. Organik üretimizi denetleyen sertifika firması ORSER Hisarköy’den üç üreticiye de bizim sertifikamız altında denetlemektedir. ORSER firması Güneşköy’ün yürütmekte olduğu projemizi örnek olarak değerlendirmektir. Hisarköy’de üretimin şimdilik bu çatı altında olması denetim maliyetini düşürmektedir. Önümüzdeki yıllarda organik üretimin tüm köyü kaplaması durumunda Hisarköy bir üretim kooperatifi altında örgütlenebilecektir. Ayrancı Organik Pazarı’nda göreceğiniz Hisarköy üreticileri Nezir-Nazmiye Çetin, Sinan-Muammer-Petek Erten, Ömer Cetin Güneşköy sertifikası ile kendi bahçelerinin ürünlerini satacaklardır. Gelecekte organik tarım köyde yaşayan çiftçilerimiz tarafından yapılmaya başlandığında Güneşköy Kooperatifi enerjisini bu işin planlamasına ve ülke çapında yaygınlaşması için çalışacaktır. 

Bahçemiz 2009 Projesi’nin destekçilerini bu fikirlerin geliştirilmesine katkı yapmaya ve birlikte çalışmaya çağırıyoruz. Biz Pazar günleri bahçede çalışmaya gidiyoruz. Bahçe çalışmalarına katılmak isteyen arkadaşlarımız olduğu takdirde hafta sonu bir minibüs kiralayarak gidebiliriz.  

Sürdürülebilir bir yaşamı birlikte oluşturmak dileği ile saygılarımı sunuyorum. 

Diğer Blog Yazıları
Tüm Blog Yazıları